Kasem
Suretiyle Olan Yeminin Nevileri ve Hükümleri
Kasem suretiyle olan yeminler: Lağıv (boş yere) yemin,
Gamus (yalan yere) yemin ve mün'akıd (şarta bağlı yemin) kısımlarına
ayrılır. Şöyleki:
1) Lağıv yemin: Yanlışlıkla veya
doğru olduğu zannı ile yalan yere yapılan yemindir. Bir
kimsenin bir maksadı olmaksızın başka bir şey söyleyecek
yerde "Vallahi" diye yemin etmesi bu kısımdandır.
Yine, borcunu ödemediği halde, ödemiş olduğunu sanarak
"Vallahi borcumu ödedim" diye yemin etmesi de böyledir. Bu tür
yeminden dolayı keffaret gerekmez. Bunun bağışlanacağı
umulur.
2) Gamus yemin: Yalan yere kasden yapılan yeminidir. Borcunu
ödemediğini bildiği halde bir şahsın: "Vallahi ben
borcumu ödedim" diye yemin etmesi bu türdendir. Bu, pek büyük bir günahtır.
Böyle yalan bir yemin evleri harab eder, yalancıları perişan bırakır.
Bunun bağışlanması için keffaret yeterli olmaz. Bundan
dolayı yalnız tevbe edip mağfiret dilemek ve bu yüzden bir
kimsenin hakkını zayi etmişse onu yerine getirip helallık
almak gerekir.
(İmam Şafiîye göre, Gamus yeminden dolayı da keffaret
gerekir.)
3) Mün'akid yemin: Mümkün olan ve geleceğe ait olan bir
şey hakkında yapılan yemindir. "Vallahi ben yarın
borcumu vereceğim, vallahi ben falan kimse ile konuşmayacağım"
denilmesi gibi...
Böyle bir yemin üzerinde durulursa keffaret gerekmez. Fakat yemin
bozulursa, keffaret gerekir. Yukarıdaki yemininde borcunu ödemezse veya
adamla konuşursa yemin bozulmuş olur ve keffaret ödenir.
İşte bizce, yalnız bu tür yeminlere riayet edilmemesinden
dolayı keffaret gerekir. İster riayetsizlik bir zorlama karşısında,
ister unutarak, ister yanılarak olsun, hüküm aynıdır. Bu tür
yeminin bozulmasında dinî bir görevi yerine getirme veya insanlar için
bir yarar varsa, yemin bozulur ve keffaret ödenir. Bozulmasında bir yarar
yoksa, yemine riayet edilmesi gerekir. Bir kimse borcunu ödememeye veya babası
ile konuşmamaya yemin etse; bu yemine riayet edemez. Borcunu vermesi ve
babası ile konuşması gerekir.
Sonra da af dileyerek keffaretini yerine getirir.