Nezrin
Şartları
Bir nezrin din yönünden sahih ve geçerli, yerine getirilmesi gerekli
olabilmesi için şu şartları vardır:
1) Nezredilen şeyin cinsinden bir farz veya vacib bulunmalıdır.
Buna göre: "Bir gün oruç tutayım" diye yapılan bir adak
sahihdir. Fakat: "Falan hastayı ziyarette bulunayım" diye
yapılacak bir adak sahih olmaz. Her halde bunu yerine getirmek gerekmez.
Çünkü hasta ziyareti cinsinden bir farz veya vacib ibadet yoktur.
2) Nezredilen şeyin cinsinden olan farz veya vacib bizzat
kasdedilmiş olmalıdır, başka bir farz veya vacibe vesile
olmamalıdır. Buna göre "İki rekat namaz kılayım"
diye yapılan bir nezir sahihdir, Fakat "nezrim olsun abdest alayım"
veya "Tilâvet secdesinde bulunayım" diye yapılacak bir adak
geçerli değildir. Çünkü abdest ile tilâvet secdesi, bizzat kasdedilen
ibadet değildir Bizzat kasdedilen ibadetlere birer vesiledir.
3) Nezredilen şey, insan üzerine hemen veya gelecekte yapılması
farz veya vacib olan bir ibadet olmamalıdır. Onun için: "Nezrim
olsun yarınki sabah namazını, vitir namazını kılayım"
şeklindeki adaklar sahih olmaz.
4) Adanan şey, aslında bir günah olmamalıdır.
Onun için: "Şu işim olursa, kendimi Hak yolunda kurban edeyim,
intihar edeyim" diye yapılan adak sahih olmaz. Fakat aslen meşru
iken, başka bir sebebden dolayı yasaklanmış olan bir şeyle
adak sahihdir.
Örnek: Bir kimse Ramazan bayramının birinci gününde
veya Kurban bayramının dört gününde oruç tutmayı nezretse bu
sahih olur. Ancak o günlerde oruç tutulması yasaklandığından
o günlerde iftar edip sonradan kaza yapar. Bununla beraber iftar yapmayıp
o günleri oruç tutsa, adağını yerine getirmiş olur.
"Allah için evlâdını kurban edeceğini" nezreden
kimseye, İmam Ebû Yusuf ile İmam Şafiî'ye göre bir şey
gerekmez; çünkü bu, caiz olmayan bir adaktır. Fakat İmam Azam ile
İmam Muhammed'e göre, bu halde bir koyun kurban edilmesi gerekir. Çünkü
İbrahim Aleyhisselâm, böyle bir kurban kesmekle emrolunmuştur.
5) Nezredilen şey aslında gerçekleşemez olmamalıdır.
Buna göre bir kimse,: "Geçen falan günde oruç tutayım" diye
nezir yapsa, üzerine bir şey gerekmez. Yine: "Falan zatın geleceği
gün oruç tutayım" diye adak yaptığı halde, o zat
zeval vaktinden sonra gelse veya kendisinden oruca aykırı bir hal
meydana çıktıktan sonra gelse, nezir adına bir şey gerekmez.
Çünkü o günde oruç tutulması artık gerçekleşemez (muhal)
olmuştur. Geceleyin geldiği takdirde de hüküm böyledir. Çünkü
adak gündüz içindir.
6) Adanan şey, adak yapanın mülkünden daha fazla veya
başkasına ait bulunmamalıdır. Buna göre: "Hemen bin
lira sadaka vermesini" adayan kimsenin yalnız yüz lirası bulunsa,
ancak bu yüz lirayı sadaka vermesi gerekir. Veya başkasına ait
bir koyunun kurban edilmesini adayan kimseye de, bu adağından dolayı
bir şey gerekmez.