VÜCUDUMUZDAKİ
ÇÖP SEPETLERİ
Prof. Dr. M. Münip Yegin
Bu başlık altindaki
bilgilerimizi yazarken, (öncelikle) sigaradan bahsetmek istiyoruz.
Sigarada ve dumanında en az 300
çeşit kimyevi zararlı maddeler vardır. Bunların
başında, bilinen en şiddetli zehirlerden olan NİKOTİN
geliyor. Nikotinin tababette kullanılış alanı
yoktur; sadece haşeratı öldürmeye yarar. O sebeple
sigaranın kokusundan yılan bile tiksinir.
Günde bir paket sigara içen kişi,
sıhhatından en az beş yıl kaybeder. Hiçbir
terörist sigara kadar öldürücü olamaz. Sigara, ölümün
oltasında mutluluk veren bir yem gibidir.
Ölüm, sigara dumanının
arkasında saklanarak sezdirmeden tiryakiye yaklaşır.
Bir adet sigarada bulunan maddeler,
bir kişinin damarına zerk edilse, birkaç dakika ölüm
vukua gelir. Sigara içen ile sigara dumanıyla kirlenmiş
havayı teneffüs eden arasında gördüğü zarar bakımından
çok az fark vardir. Yani içene zararı yüzde yüz ise,
sigara içilen yerde durana bu zarar yüzde 70 veya 80
nisbetindedir.
Sigara içenlerde, Akciğer
kanserine yakalanma oranı 20 fazladır. Kendisi içmediği
halde sigara dumanı bulunan yerlerde duran kişilerde bu
nisbet 10 veya 15 kat kadar olabilir. Günde iki paket ve
daha fazla içenlerde kansere tutulma sıklığı 30-40
misli artış göstermektedir. Havadaki dumanın
kesafeti nisbetinde de, orada bulunanlara zarar veriyor. Sıgara
dumanındaki zararlı maddeler vücuttan idrar ile süt ve
ter ile atıldıkları için, böbreklere, süt emen
yavrulara ve deri dokusuna da büyük zararlar vermektedirler.
Sigara içenlerde böbrek ve deri hastalıklarının
arttığı biliniyor.
Sigaradaki kimyevi maddelerin
etkilerini şöyle gruplayabiliriz:
1. Tahriş edici tesiri
2. Felç yapıcı tesiri
3. Kanser yapıcı tesiri
4. Kansızlık meydana getiren
tesiri
5. Damar sertliği yapan tesiri
6. Böbrek iltihabı yapan tesiri
7. Çocuk düşürten tesiri
8. Cinsiyet gücünü azaltıcı
tesiri
9. Sinirleri yıpratıcı
tesiri.
Sigara dumanındaki zararlı
madde çeşitleri:
1. Nikotin ve onun yıkıntı
ürünü olan alkaloidler
2. Katran: Içersinde çok sayıda
kanser yapıcı maddeler var (benzo-pyren gibi)
3. Nitrozaminler: Çok sayıdadırlar
ve kanser yapıcıdırlar
4. Arsenik: Kanser yapıcıdır
5. Polonium - 209-210: Radyoaktif ve
kanser yapıcıdır
6. Kükürt: Dumanın koyu rengini
verir, kanserojendir
7. Karbon monoksit ve Karbon dioksit: Kanın
görevine mani oldukları için kansızlık arızaları
ortaya çıkar (nefes darlığı, iştahsızlık,
sinirlilik, yüz renginin sararması, güç azlığı,
ellerin titremesi gibi)
8. Siyanidrik asid: Dünyadaki kan
zehirlerinin en şiddetlisidir.
Bunlardan başka Laktonlar,
Kokarsinogen maddeler ve çok sayıdaki diğer alkaloidler
gibi kimyevi bileşiklerin mevcut olduğu biliniyor.
Ehemmiyetinin özelliği sebebiyle
"Felç yapıcı tesir" hakkında biraz açıklama
yapmak istiyoruz. Akciğer dokusu hava borularıyla torbacıklardan
meydana gelmiştir. Torbacıkların alttan çıkış
yolu yoktur. Havayı torbacıklara getiren boruların
iç kısmı CILIA denen canlı kıl gibi hücre
uzantılarıyla kaplıdır. Bu uzantılar,
gece, gündüz demeden devamlı hareket halindedirler; ciğerlerimize
giren her türlü yabancı madde ve tozları yukarıya
doğru çıkarıp atmak için hiç yorulmadan çalışırlar.
Fakat bu kılcıklar çok
hassastırlar ve bir nefes sıgara dumanı çeken kişide,
çok şiddetli bir zehir olan nikotinin tesiriyle bu "Cilia"lar
derhal felç olurlar. Tekrar canlanabilmesi için 8-10 saat
gibi bir zamana ihtiyaç vardır. Tiryaki onlara bu imkani
vermediği için, hava borularımızdaki bu canlı
kılcıklar, bütün gün hep ölü gibi hareketsizdirler.
Gece uyurken, sabaha karşı nisbeten canlılık
kazanırlar; tiryaki sabahleyin kalkınca o ince uzantılar
hava borularının temizlenmesinde vazife görmeye başlarlar.
Şahısta yatağından kalkınca o sebeple boğuk
sesli ve acayip tavirli bir öksürme hali görülür. Nefes
boruları biraz balgam çıkarmak isterse de, bunu
idraktan uzak olan tiryaki, nefsinin arzusuna tabi oluşu yüzünden
hemen yeni bir sıgara yakar. Hem öksürür hem de dumanlanır,
nikotinin tesiriyle koruyucu kılcıklar (Cilialar) tekrar
felç oldukları için hava borucuklarında ve hava
keselerindeki her türlü yabancı maddelerin oldukları
yerde kalmalarıyla yeni bir zararlı gün başlamıştır.
Neticede, günlerce ve hatta yıllarca meydana gelen
birikintiler, akciğerin hava keselerini hiç boşaltılmayan
"çöp sepetleri"ne benzetmiştir. Çünkü
teneffüs edilen havada yalnız sıgara dumanındakiler
değil, içinde yaşadığımız muhitteki
bir çok tozlar, mikroplar vs. çok çeşitli yabancı
maddeler mevcuttur, Herbirinin zararlari sebebiyle, o akciğer
mutlaka hastalanmağa mahkumdur.
Ehemmiyetinin özelligi sebebiyle "Felç
yapıcı tesir" hakkında biraz açıklama
yapmak istiyoruz. Akciğer dokusu hava borularıyla torbacıklardan
meydana gelmiştir. Torbacıkların alttan çıkış
yolu yoktur. Havayı torbacıklara getiren borularin iç kısmı
CILIA denen canlı kıl gibi hücre uzantılarıyla
kaplıdır. Bu uzantılar, gece, gündüz demeden
devamlı hareket halindedirler; ciğerlerimize giren her türlü
yabancı madde ve tozları yukarıya doğru çıkarıp
atmak için hiç yorulmadan çalışırlar.
|